Brexit’in kazananı AB olmasa da İngiltere kaybedecek

22
Brexit’in kazananı AB olmasa da İngiltere kaybedecek

FINANSGUNDEM.COM – DIŞ HABERLER SERVİSİ

Geçtiğimiz hafta 250 iş dünyası liderine seslendiğinde, İngiltere Başbakanı Boris Johnson, geçmişteki hatalarını telafi etmek için elinden geleni yaptı. 45 dakika süren konuşmasında, Brexit müzakerelerinde dışarıda bırakıldıklarını düşünen sektörleri, özellikle de finans sektörünü gelecekteki önceliği olacağına ikna etmeye çalıştı. Johnson, finansın İngiltere için stratejik önem taşıyan bir sektör olduğunu ve desteklemek için elinden geleni yapacağını söyledi. Katılımcılar, yalnızca birkaç gün önce, Londra’nın Brexit nedeniyle ağır bir darbe aldığını dile getirmedi.

Yılın ilk işlem gününde, başta Paris, Amsterdam ve Frankfurt olmak üzere, rakip finans merkezlerine akın başladı. Bu nedenle Londra’nın borsa işlem hacmi yarıya indi. Piyasa uzmanları bu değişimi bekliyordu. Kanunen borsa işlemlerinin bir kısmının, Brüksel’in hisse işlemleri yükümlülüğüne uyum sağlamak için yer değiştirmesi gerekiyordu. Bu da AB yatırımcılarının, AB hisselerinde, AB sınırları içinde işlem yapmasını gerektiriyor. Ancak Westminster’da yine de şok yaşandı. Yaşanan hacim kaybı, Londra borsalarının geneline kıyasla küçüktü. 6 milyar euro değerindeki işlem, muhtemelen 70 milyon sterlinlik gelir sağlayacaktı.

Financial Times’ın haberine göre, benzer bir durum da, Brexit sonucunda İngiltere’deki istihdamın bir kısmının AB’ye kayması konusunda yaşandı. Daha önce 75,000 seviyesinde olacağı tahmin edilen istihdam kaybının, 10,000’den az gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Londra’nın en büyük güçlerinden bazılarının ayakta kalma ihtimali yüksek.

Londra’nın para birimi piyasaları, diğer borsa işlemlerini kapsayan katı kurallarla yönetilmediği için etkilenmedi. Londra’nın, küresel prestiji 17. yüzyıla dayanan sigorta sektörü ise iyi performans gösteriyor. Pandemiyle ilgili kayıplar, prim oranlarını yükseltiyor. İki yeni sigorta şirketi Inigo ve Conduit Re, Londra’da faaliyete başladı.

Ancak yoğun düzenlemelere tabi olan finansal aktiviteler, yani hisseler, tahviller ve türev araçları tehlike altında. Şirketler ve istihdam, paranın gittiği yeri takip edecek. Küresel bankalar, AB düzenleyicileriyle, Londra yerine AB’de konumlandırılacak çalışanların sayısı ve düzeyleriyle ilgili müzakerelere devam ediyor.

Kıtada önemli bir işlem operasyonu sistemi oluşturmuş olan Bank of America, 500 kişinin çalıştığı Paris ofisiyle, diğer bankaların da bu modeli benimseyeceğini düşünüyor. Bu bankaların hizmet ettiği varlık yöneticileri de farklı bir durumda değil.

Londra merkezli bazı yatırım şirketleri, AB ile olan faaliyetlerinin neredeyse %80’ini Londra’dan yürütüyordu. Bu şirketler de şimdi dengenin %50-50 şeklinde sağlanacağını düşünüyor. Bazıları halen AB yetkilileriyle, İngiltere’nin denkliği konusunda anlaşmaya varılacağını umut ediyor ve karşılıklı piyasa erişiminin sağlanacağını düşünüyor. 

Mantıken, mevcut koşullarda kuralların neredeyse birbiriyle aynı olduğu göz önünde bulundurulduğunda, AB’nin diğer uluslarla yaptığı anlaşmalara benzer bir şekilde, Brüksel’in İngiltere’ye denklik tanıması gerekiyor.

Ancak bu görüş. Brexit’in siyasi yönünü gözden kaçırıyor. En ateşli savunucular bile İngiltere ve AB arasında böyle bir denklik ihtimalinden vazgeçmiş görünüyor. Brexit’in kötü sonuçlarından biri, Londra’nın türev işlemleri gibi aktivitelerinin, ilerleyen dönemlerde Chicago ya da New York’a kayması olacak. Bunun nedeni ise, AB’nin ABD’yle arasında olan denklik anlaşması. Bu durumun sonucunda AB de kazanamayacak olsa da, İngiltere’nin kaybedeceği kesin.

Bitcoin’de rüzgar terse mi döndü?

 

Avrupa’nın en büyük bankası yatırımcılarını şüphelendirdi

 

Dev bankalardan 14,4 milyar euroluk Blockchain ortaklığı

 

Benzer Yazılar